Uzaktan Eği̇ti̇m Süreci̇nde Ai̇lelere Öneri̇ler

Aylardır vaktinin çoğunu evde geçiren ebeveyn ve çocuklar için yeniden evden eğitimin getirebileceği stresli ortamı kolaylaştıracak öneriler.

Covid 19 sebebiyle ülkemizde, 2020 güz döneminde de eğitimin bir süre daha evden devam etmesi kararı alındı. Zorlayıcı bir karantina sürecinin ardından benzer bir döngüyle tekrar mücadele etme gereği ebeveynlerde endişeye yol açıyor olabilir. Yaz dönemindeki “yeni normalleşme”nin ardından önümüzdeki sürecin nasıl ilerleyeceğinin henüz belirsiz olması ise yeniden evde eğitim ortamına hazırlanmayı ve adapte olmayı güçleştiren durumlar arasında yer alıyor.  

Bu yazımızda, aylardır vaktinin çoğunu evde geçiren ebeveyn ve çocuklar için yeniden evden eğitimin getirebileceği stresli ortamı kolaylaştıracak önerilerde bulunacağız.

Yaz tatilinden sonra çocuklar için okula odaklanmak zor olabilir, pandemi sürecinden sonra ortam değiştirmeden yeni bir düzene adapte olmaları da zaman alabilir. Rutininizi oluşturmadan önce veya sonra bu sürecin onun için zorlu olabileceğini kabul ettiğinizi fakat evden eğitimin okulların tatil olması anlamına gelmediğini açıklayabilir, ev rehavetinden çıkmakta güçlük çektiği zamanlarda bunu hatırlatabilirsiniz.

ORTAM

  • Çocuğunuzun derslere katılacağı ve çalışacağı bir alan belirleyin.

Bu alanı belirlerken sessiz, elektronik aletlerin şarj edilebileceği ve çocuğunuzun dikkatini dağıtabilecek (oyunlar, kardeşler vs.) etkenlerin olmadığı bir yer seçin. 

Bu ortam müdahale etmeden çocuğunuzu gözlemleyip  takip  edebileceğiniz, görüş alanınızın içinde bir yer olursa çocuğunuzun derse olan dikkati artacaktır.

  • Çalışma alanında çocuğunuzun ihtiyaç duyabileceği malzemelerin hazır ve düzenli olarak bulunduğunu kontrol edin.

 

  • Canlı dersler sırasında yüksek ses çıkarabilecek işleri yapmamaya özen gösterin. 

Çocuğunuzun ders saatlerine saygı duyulduğunu ve önemsendiğini hissetmesi motivasyonunu arttıracaktır.

  • Ders sırasında çocuğunuzla iletişime geçmemeye dikkat edin. 

İçecek, atıştırmalık vermek gibi şeyleri molalara veya ders sonrasına bırakın.

PLANLAMA

Düzenli bir program her ne kadar işlerinizi kolaylaştıracak olsa da, her günün birbiriyle aynı olmayabileceğini unutmayın. Çocuğunuzun veya sizin yorgun, gergin veya isteksiz hissettiği günlerde o gün için ona veya kendinize esnek davranabilir ve toprlanması için ona süre tanıyabilirsiniz. Böyle hissettiğinizde onunla paylaşabilmeniz, onun da kendi hislerini sizinle daha kolay paylaşabilmesine yardımcı olacaktır. 

  • Çocuğunuzla birlikte günlük rutininizi içeren bir program belirleyin. 

Bunu yaparken çocuğunuzla iş birliği kurmanız, kendisini değerli hissetmesini sağlayıp derslerinin önemini anlamasına yardımcı olacaktır. Birlikte önünüze bir kağıt alıp, birbirinizle günlük işlerinizin listesini paylaşabilirsiniz. Sizin günlük sorumluluklarınızı ve onun gün içinde katılması gereken dersleri, varsa ödevlerine ayırması gereken süreyi liste halinde yazabilirsiniz. Bunlara ayıracağınız saatleri belirleyerek ve karşılıklı istişare ederek bir program oluşturabilirsiniz. 

  • Molalarda neler yapabileceğinize dair konuşun. 

Ders saatleri konusunu belirlemek için ayırdığınız vakit kadar molalarda neler yapabileceğinize dair de uzunca konuşup, fikir alışverişi yapmanız bu programa olan ilgisini ve motivasyonunu arttıracaktır. Bunu yaparken çocuğunuzun fikirlerini önemseyin ve programa katkı sağlamasına yardımcı olun. Örneğin, “Senin şu saatlerde dersin var o zaman ben ses çıkartabileceğim şu işimi senin mola vaktine denk getireyim, sen bu molanda oyun mu oynamak istersin yoksa dinlenip bir şeyler içmek mi?” Ne yapmak istersin sorusu yerine seçenekler sunmak, hem kontrolü kaybetmemenizi hem de çocuğunuzun ne yapabileceği konusunda kolay karar vermesini sağlayacaktır.

  • Gerçekleşmesi zor hedefler ve saat aralıkları koymaktan kaçının.

Çocuğunuzu en iyi sizin tanıdığınızı unutmayın. Yaşını, karakterini ve odaklanma sürelerini düşünüp bir önceki karantina sürecindeki gözlemlerinizi hatırlayarak bir plan oluşturun. Çocuğunuzun dikkat süresini hesaba katarak belirleyebileceğiniz ödev saati, çalışma saati gibi zamanlarda esnek davranabilir, daha uzun ve sık molalar koyabilirsiniz.

  • Planlama yapmadan önce beklentilerinizi ve mevcut durumu gözden geçirin.

Örneğin çocuğunuzdan günde iki saat çalışmasını bekliyorsanız ama o sadece yarım saat odaklanabiliyorsa bu fark gerçekçi bir rutin oluşturamamanıza sebep olabilir. Kendinizden her ödevine yardımcı olmayı bekleyip,  gün içinde bunu yapmakta zorlanıyorsanız bu rutine ona destek olabileceğiniz minimum süreyi ekleyin, böylece onun da sizden beklentisi gerçekleştirilebilir olacaktır. Çocuğunuzun bu rutine alışması için sizin de sadık kalabileceğiniz bir düzen oluşturmanız önemli.

  • Programı oluştururken esnek olun.

Çocuğunuzu ders, yemek, çalışma, egzersiz, faaliyet ve oyun saatlerini dakik bir şekilde uygulamaya zorlamayın. Günün hangi saat aralıklarında ne yapmayı planladığınızı belirlemiş olmanız yeterli olacaktır.

Motivasyon

  • Güne başlarken o gün için planladıklarınızı konuşabilirsiniz veya görsel öğelerle daha kolay motive olan çocuklar için o gün yapılması gerekenleri  liste haline getirip, gün içinde maddelere tikler atabilir
  • Çocuğunuza dersleriyle ilgili spesifik olarak övgüde bulunun.

Derslerle ilgili detaylı övgü duymak onlara hem iyi hissettirir hem de onları motive eder. “Bugün ne güzel çalıştın” demek yerine “Bugün matematik dersinde öğretmeninin söylediklerine çok güzel odaklandığını gördüm, gerçekten iyi bir dinleyicisin” gibi takdirlerinizi ayrıntıları vurgulayarak yapabilirsiniz. 

  • Gün içindeki aktivitelerle ilgili pozitif geri bildirimlerde bulunun.

Hem derslerle, hem de gün içindeki aktivitelerle ilgili pozitif geri bildirimler duymak çocuğunuzun üzerindeki yükü hafifletecek ve pozitif davranışları arttıracaktır. Verimli geçmediğini düşündüğünüz günlerde bile negatif şeylerden bahsetmeden evvel gün içinde iyi yaptığı bir şey bulup söylemek onu rahatlatacak ve bir sonraki gün için motive edecektir. 

  • Dersleri üzerine birlikte konuşup tartışın.

Bu hem öğrendiklerini pekiştirmesine hem de üzerine düşünmesine yardımcı olacaktır. Bu konuşmaları düzenli olarak yaparsanız dersten sonra konuşacağınızı bilmek ders sırasındaki dikkatini de arttıracaktır.

  • Öğretmen değil, ebeveyn olduğunuzu unutmayın.

Çocuğunuzun yardımdan çok desteğe ihtiyacı olduğunu unutmayın. Evde derslere odaklanmak, arkadaşlarından uzak olmak, belki bazı günler pijamalarını çıkarıp giyinmek bile ona anlamsız ve yorucu gelebilir. Yorucu geçen günlerden sonra bu sürecin zorlayıcı olduğunu anladığınızı belirtecek cümlelerle ona destek olabilirsiniz. Örneğin “Gerçekten de evden çalışmak bazen çok yorucu olabiliyor ama sen bunu çok güzel idare ediyorsun.” diyebilirsiniz.

  • Çocuğunuzu nelerin motive ettiğini bulun.

Her çocuğu motive eden şeyler farklıdır. Karantina sürecini de hatırlayarak onu neyin en çok motive ettiğini hatırlamaya çalışın. Gözlemlerinize göre hangi saatlerde daha canlı ve öğrenmeye açıksa zorlandığı ve odaklanmakta güçlük çektiği dersleri veya konuları bu saatlerde çalışmasını tavsiye edebilirsiniz.

  • Çocuğunuz zorlandığında ona saygı gösterin.

Bazen odaklanamamasına ve dikkatinin dağılmasına saygı gösterin. Anlaşıldığını hissetme duygusal düşüşlerden çok daha kolay çıkmasına yardımcı olacaktır.

  • Zorlamayın, anlamaya çalışın.

Çocuğunuz uzaktan eğitime katılmak istemiyorsa zorlamayın, nedenini anlayıp birlikte çözüm bulmaya çalışın. Gerekirse okulun psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetinden destek alın.

Yazarımız Şeyma Çeliksoydan Hakkında
İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu, İşletme Bölümü’nde yandalını tamamladı. Birkbeck, University of London’da Gelişimsel Bilimler (Developmental Sciences) yüksek lisansına devem etti. Çalışmalarında ve tezinde aile-çocuk ilişkisine ve bu ilişkiyi etkileyen faktörlere yoğunlaştı. Lisans ve yüksek lisans eğitimi boyunca çeşitli akademik çalışmalarda araştırma asistanı olarak görev aldı. Lisans eğitimi boyunca farklı dezjavantajlı çocuk gruplarıyla gönüllü olarak çalışmalar yürüttü. Yüksek lisansının ardından Londra’da, çeşitli devlet okullarında 3-12 yaş aralığında, psikolojik veya gelişimsel sebeplerden dolayı öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle (Otizm, DEHB, Bağlanma Bozukluğu, Genel Gelişimsel Gecikme ve Sosyal-Duygusal güçlükler) birebir çalıştı.
İlgili Yazılar