ÇOCUK, MEDYA VE KAHRAMANLAR

Yazar:Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı - Akademisyen

Medyayla etkileşim, “dijital yerliler” olarak adlandırdığımız kuşak açısından çok erken yaşta başlamakta, geçmiş dönemlere kıyasla daha uzun süreli ve daha yoğun bir kullanım görülmektedir.

 

Çocuk ve çocukluk kavramı ile bu kavramlara ilişkin toplumsal algılar yaşadığımız çağa göre değişmektedir. Biz yetişkinlerin sıklıkla kullandığı “biz çocukken…” ifadesi de kendi çocukluk yaşantımızla bugün arasındaki değişimi gösteren bir işaret olarak görülmektedir. Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını gözlemleyerek dile getirdikleri bu sözler aslında bir çeşit şaşkınlık ve hayret de barındırmakta. Zira biz ebeveynler, çocuklarımızın büyümelerine tanık olurken, kendi çocukluk dönemimizle açıklayamayacağımız pek çok yeni deneyimle karşılaşıyoruz.

Peki neleri tecrübe ediyoruz? Medya alışkanlıkları, medya kullanımları, oyun anlayışı ve oyun oynama biçimindeki değişimler, arkadaşlık ilişkileri ve aile ile iletişimdeki değişimler, çocukların aynı anda pek çok çeşit ve sayıda uyarana açık olmaları, çocuklarımızı yetiştirirken yeni tecrübe ettiğimiz durumlara örnek olarak gösterilebilir.
Medyayla etkileşim, “dijital yerliler” olarak adlandırdığımız kuşak açısından çok erken yaşta başlamakta, geçmiş dönemlere kıyasla daha uzun süreli ve daha yoğun bir kullanım görülmektedir. Yaşam tarz ve biçimlerimizdeki değişimler sonucu, medya ile geçirilen zamanın uzaması, anne-baba ile çocuk arasındaki iletişim bağı ve süresinin de sınırlanmasının hem nedeni hem de sonucu olmuştur. Dolayısıyla geçmiş ile kıyaslandığında günümüzün çocukları daha az aile, daha çok medya ile ilişki kurmaktadır. Çocukluk dönemi gibi duygu ve bilinç dünyalarının herhangi bir süzgeç olmaksızın her türlü bilgiyi almaya açık olduğu bu önemli dönemi, yoğun medya içeriğine maruz kalarak geçiren çocuklar, medyayı dünyayı tanımak için kendilerine temel bir kılavuz olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla çocuklar için çok önemli olan kahramanlar da bu kılavuza göre belirlenmektedir.

Toplumsallaşma sürecinde çocuk, çeşitli davranış kalıplarını, uyması gereken rolleri, ait olduğu toplumun bir parçası, yani sosyal bir varlık olduğunu öğrenerek kişilik kazanır. Çocuklar toplumsallaşma sürecinde geçmişte en çok aile ve okuldan etkilenmekteyken, yaşadığımız zaman diliminde çocuklar, aile ve okuldan daha çok medyadan faydalanmaktadır. İşte bu gerçek, bizi çocuklarımızın medyada karşılaştıkları içerik ve karakterlerin etki ve gücü hakkında daha çok düşünmeye götürmektedir.

Çocuklara yönelik hazırlanan her tür medya içeriğinin, çocukların yaş dönemlerine göre değişen ilgi, ihtiyaç ve algılarına uygun olması gerektiği konusu temel bir noktadır. Medyada karşı karşıya kaldıkları karakterlerle, çocuklar rol model alma ya da özdeşleşme gibi yollarla etki altında kalabilmektedir. Çocuk, medyada kendisine benzeyen ve gerçek hayatta gördüklerine, aşina olduklarına benzer hikayeleri ve kahraman/karakterleri görmek ister ve onlarla daha kolay özdeşleşme imkânı bulur. Dolayısıyla çocuklara sunulan karakterlerin özelliklerini doğru ve gerçekçi betimleme, doğru karakterize etme, nitelendirme çocuklara yönelik iyi bir içerik için en önemli adım olarak görülebilir. Peki bu karakterler nasıl olmalıdır?

3-6 yaş aralığındaki çocuklar insan karakterler yerine hayvan, bitki ya da araba, tren gibi cansız varlıklara, insansı özellikler yüklenerek oluşturulmuş karakterlere daha çok ilgi gösterirler. Bunun yanı sıra çocuklar 5-6 yaşlarında, yetişkinlerin de rehberliği ile karakterlerin davranışlarının nedenlerini dikkate almaya, karakter ve davranışlarını anlamlandırmaya başlar. Karakterlerin hayal kırıklığı, kafa karışıklığı, öfke, utanma, panik gibi kelimelerle ifade edilenin ötesindeki belirsiz duygularını daha iyi fark edebilir, karakterlerin niyetleriyle yaptıklarının birbiriyle çelişebileceğini anlar. 6 yaşın sonlarına doğru çocuklar masal ve öykü dinlemeyi çok sevmeye başlar. Kelime dağarcığı sayesinde karakterlerin olumlu özellikleri, eksiklikleri ve örneğin kıskançlık gibi onları motive eden duyguları hakkında konuşur, yorum yapabilirler. Ayrıca yine 6 yaş döneminde çocuklar, karakterlerin güçlü duygusal tepkiler ve değişimler sergilediği öykülerin okunmasından hoşlanır ve bu tarz öyküler uydururlar.

Görüldüğü gibi yaş gruplarına göre değişim göstermekle birlikte, medyada çocuklara sunulan karakter/kahramanlar, gerçekçi bir şekilde betimlenmeli ve hayata dair olmalıdır. Karakterlerin tek yönlü olmayıp, içinde bulundukları duruma göre farklı yönleriyle tanıtılabilmesi de önemlidir. Her zaman doğru davranışı sergileyen, idealize edilmiş karakterlerle karşılaşan çocuklar bu karakterleri kendilerine yakın göremeyip ve sahici bulmayacaktır. Hikâyenin kurgusuna göre hata da yapabilen ancak olay örgüsü içinde bu davranışını olumlu davranışla değiştirerek gelişen/dönüşen karakterler daha gerçekçi ve etkilidir. Böylece, okuyucunun karakterde kendinden bir şeyler bularak, onunla duygudaşlık kurması sağlanmış olur. Bu da karakteri çocuk hedef kitle için daha çekici ve sevimli kılar.

Özetle, kitap, oyun ya da çizgi film gibi her tür medya içeriğinde çocuk, karşısında bir süper kahraman da olsa onunla özdeşleşmek için kendisinden ve kendi gerçekliğinden bir parça görmek ister. Çocuk dünyasında bu tür bir karakter daha gerçekçi, yakın ve ikna edicidir.

Görüldüğü gibi çocuk yayınları kullanılan karakterler yoluyla da çocukların eğlenme, öğrenme, hayal dünyaları ile yaratıcılıklarını geliştirme gibi önemli gereksinimlerine cevap vermekte; bu açıdan da çocuk gerçekliğine ve çocuğun dünyasına uygun içerikler hazırlanması büyük önem taşımaktadır.

Kaynakça

YAZARIMIZ HAKKINDA

Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı
Akademisyen
Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü'nde tamamladı. İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Bölümü'nde yüksek lisansını "Baba Yoksunluğunun Çocuk Üzerindeki Etkisi" üzerine gerçekleştirdiği çalışmasıyla yaptı.

Yazarın Makaleleri

YORUM & DEĞERLENDİRME



EN SON YAYINLANAN YAZILAR

Çocuklarımızın Bilinçli Birer Medya Kullanıcısı Olmasını Nasıl Sağlayabiliriz?
Günümüzde, dijital ortamda oyunlar, uygulamalar ve sosyal medya gibi birçok farklı kaynakla etkileşim içindeler.
Ekran Süresini Çocuklara Nasıl Öğretebiliriz ?
Çocukları kendilerini denetleme becerilerini geliştirmeleri ve ekran sürelerini faydalı değerlendirmeleri konusunda bilgilendirmeliyiz.
Çocuğunuzun Ekran Süresi Ne Olmalı?
Mart 2020’de hayatımıza aniden giren ve etkisi günümüzde de devam eden COVID-19 pandemisi tüm dünyayı hazırlıksız yakaladı.
Çocuğumuz Kaybetme Duygusuyla Baş Etmeyi Nasıl Başarabilir?
Gelişim aşamasındaki her basamak, çocukların pek çok alanda kendilerini geliştirmeleri demektir.
Çocuğumuza Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırabiliriz?
Okumak çocukların öğrenme, düşünme, iletişim kurma ve farklı bakış açıları geliştirme becerilerini besleyecek en önemli faktördür.

İLGİLİ YAZILAR

YAZARLARIMIZ

X

Çocuğunuz için uygun olabilecek içerikleri bulun