Ergenlerde Sosyal Medya Bağımlılığı

Fazla sosyal medya kullanımının ergenlere ne gibi zararları vardır?

Ergenlik çağının kişinin fiziksel değişimlerinin, hormonal dengesinin hızla geliştiği bir dönem olmasına bağlı olarak ergenlerde psikolojik hassasiyetler, ruhsal ve zihinsel gelişimler de üst düzeydedir. Bu nedenle ergenlik dönemi psikolojik sağlık açısından riskli bir dönem olarak bilinmeli, ebeveynler tarafından takibin ve ilginin de ihmal edilmemesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

İçinde bulunduğumuz ‘Dijital Çağ’ olarak adlandırılan dönem pek çok faydasıyla beraber teknoloji bağımlılığının da her türlüsünü beraberinde getirmiştir. Ergenlik döneminde diğer psikolojik rahatsızlıkların da görülme ihtimalinin yanı sıra internet, sosyal medya, oyun bağımlılığı gibi teknoloji bağımlılığı türleri diğer yaş gruplarına göre daha sık görülebilmektedir.1 Bu oranın fazla olması çağımızın ergenlerinin farklı şekilde isimlendirilmesine dahi sebep olmuştur. Örneğin yeni kuşağı ‘Homo-Zappiens’ yani zaplayanlar olarak isimlendiren Veen, bu neslin teknoloji kullanımını daha çabuk kavrayıp daha hızlı olduklarını, bu yolla daha çabuk kavrayıp öğrendiklerini belirtmiştir.6 Bu nesle verilen bir diğer isim olan ‘Dijital yerli’, ergenlerin teknolojik aletler ile hayatla olan ilişkilerinin tamamlandığı ve beyin gelişimlerinin dahi bu kullanım sonucu evrildiği anlamına gelmektedir.3

Bu dönemin ergenlerinin teknoloji ile olan ilişkisi bu şekilde çoğu araştırmaya konu olmuştur. Aslında çoğu araştırmanın ortak noktası internet kullanımının olumlu şekilde kullanıldığında zararı olmadığı yönündedir. Fakat internet, sosyal medya ve dijital oyun kullanımının dozu ayarlanmadığında ve kullanımı olumsuz yönde olduğunda oluşan zarar küçümsenecek gibi değildir. Bu zararların en başında kullanım düzeyinin en uç noktada olduğu ‘bağımlılık’ gelmektedir. Teknoloji, internet, sosyal medya, dijital oyun gibi sınıflara ayrılan bağımlılığın ‘sosyal medya bağımlılığı’ çeşidi ergenlerde yine sık görülenlerden bir tanesidir.

Ergenlik döneminde artan duygusal ihtiyaçlar, çevrim içi ortamın verdiği özgürlük, görünür olma isteğini gidermek, teknolojiyi yaşam aracı olarak kullanmak gibi birçok neden ergenlerin sosyal medyayı daha fazla kullanmalarına neden olarak gösterilebilir.4 Ergenlik çağındaki çocuğun bunalmış, sıkılmış, stresli, yalnız, kaygılı, çekingen hissetmesi de aşırı sosyal medya kullanımına neden olabilir. Bu noktada, aile ilgisinin yetersiz olması ya da ergenin kendisini ailesinden kopuk hissetmesi başlıca nedenlerden biri olarak belirtilebilir. Pew Araştırma Merkezi’nin verilerine göre ergenlerin %76’sı sosyal medyayı kullanıyor ve %59’unun ailesi çocuklarının sosyal medya bağımlısı olduğunu belirtiyor.2 Bunula beraber ergenlerin %50’si kendilerinin sosyal medya bağımlısı olduğunu söylüyorlar.

Aşırı sosyal medya kullanımının ergenlere olan olumsuz etkileri en başta beyinde gerçekleşmektedir. Ödül alma mekanizmasında aktif rol alan dopamin hormonu, ergenlerin sosyal medya bağımlısı olmasında da etkin rol oynamaktadır. 1995 sonrası doğan nesli ‘İnternet nesli’ olarak adlandıran Twenge, fazla sosyal medya ve internet kullanımı sonucunda ergenlerin sorumluluk bilincinin de zarar gördüğünü; bu nedenle ergenlerde kaygı, intihar, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların da görülme olasılığının artmasına neden olduğunu belirtmiştir.5 Ayrıca fazla sosyal medya kullanımının ergenlerin özgüvenine de ciddi zarar verdiği, bununla beraber kişilik özelliği dışa dönük olanlarda da narsistik semptomları öne çıkardığı, madde bağımlılığına yol açabildiği, yeme bozukluğuna, diğer dürtü bozukluklarına neden olduğu bilinmektedir.

Peki ergenlik çağında olan çocuğumuzun sosyal medya kullanımının sorun oluşturacak biçimde ve olumsuz yönde olduğunu anlamamız için kriterler nelerdir? Aşağıda yer verdiğimiz belirtilerin çoğu eğer sağlanıyorsa, sosyal medya kullanımı açısından bir problem olduğu söylenebilir ve kullanım düzeyine göre müdahale gerekebilir:

  1. Sosyal medyayı kullanacağın anı düşünmekten başka bir şey düşünmediğin oldu mu?
  2. Sosyal medyada daha fazla zaman geçirme isteğini doyuramadığın oldu mu?
  3. Sosyal medya kullanamadığında kendini kötü hissetin mi?
  4. Sosyal medyayı daha az kullanma girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandı mı?
  5. Sosyal medya kullanma isteğinden dolayı aktivitelerini (hobiler, sportif aktiviteler gibi) ihmal ettin mi?
  6. Sosyal medya kullanman başkaları ile tartışmana neden oldu mu?
  7. Anne-baban ve arkadaşlarına sosyal medyada harcadığın süre hakkında yalan söyledin mi?
  8. Olumsuz duygulardan kaçmak için sosyal medyayı kullandın mı?
  9. Sosyal medya kullanman kardeşlerin veya anne-babanla ciddi tartışmalar yaşamana neden oldu mu?4

Aileler için unutulmaması gereken önemli noktalardan bir tanesi; çocukta sosyal medya bağımlılığının küçümsenecek bir durum olmadığıdır. Bu semptomların çoğu sağlanmasa bile bazen az sayıda semptomun zararlarının ciddi ölçüde olabileceğini, çocuklarında sosyal medya kullanımına dair problemli bir davranış gözlemliyorlarsa bir uzmandan destek almalarının mühim olduğunun aileler bilincinde olmalıdır.

Kaynakça

  1. 1. Ardıç, E., Altun, A. (2017). Dijital Çağın Öğreneni. Uluslararası Sosyal Bilgilerde Yeni Yaklaşımlar Dergisi, 1, 12-30.
  2. 2. Lenhart, A. (2015). Teens, Social Media & Technology Overview 2015.
  3. 3. Prensky, M. (2001). Digital Natives, Digital Immigrants, Part II: Do They Really Think Differently? NCB University Press, 9(6).
  4. 4. Savcı, M., Ercengiz, M., Aysan, F. (2018). Ergenlerde Sosyal Medya Bozukluğu Ölçeği’nin Türkçeye Uyarlanması. Nöropsikiyatri Arşivi(55), 1-8.
  5. 5. Twenge, J. (2018). İ Nesli. İstanbul: Kaknüs Yayınları.
  6. 6. Veen, W. (2006). Homo Zappiens Growing Up in a Digital Age. Network Continuum Education.
Yazarımız Dilara Sürü Hakkında
İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2015 yılında mezun oldu. Ardından İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programında Yüksek Lisans yaptı. İbn Haldun Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını 2019 yılında bitirdi. Bu süreçte İbn Haldun Üniversitesi Psikoterapi ve Araştırma Merkezi'nde psikolog olarak çalışarak danışmanlık yaptı. Uzmanlık ve çalışma alanları; internet ve sosyal medya kullanımı, teknoloji bağımlılığı, yeni teknolojik düzenin aile içi ilişkilere ve psikolojimize olan etkileridir. Halen bu alanda seminerler vermeye, araştırma yapmaya devam etmektedir.
İlgili Yazılar