Ergenlerde İnternet Bağımlılığının Riskleri ve Koruyucu Faktörleri Nelerdir?

Bu yazımızda ergenler için sosyal medya bağımlılığı konusuna detaylı bir bakış ile hangi özelliklerin risk oluşturabileceğine, hangi özelliklerin koruyucu olabileceğine değindik.

Bu yazımızda ergenler için sosyal medya bağımlılığı konusuna daha detaylı bakarak hangi özelliklerin risk oluşturabileceğine, hangi özelliklerin koruyucu olabileceğine değineceğiz. Çünkü bir konunun riskleri ve koruyucu özellikleri hakkında yeterli bilgi sahibi olmak, erken müdahale ve bilinçlenme konusunda da bizlere yardımcı olabilir. 

Ergenlik dönemi gerek duygusal gerekse fiziksel açıdan çocuğun gelişmekte olduğu dönem olması sebebiyle birçok zorluğu da beraberinde getirir. Örneğin; bir ergenin bir yetişkine kıyasla öz denetimi ve otokontrolü daha azdır, zihinsel oluşumları yetişkinlere göre henüz daha zayıftır.4 Fakat buna rağmen özgürleşme ve bağımsız hareket etme istekleri bir yetişkinle aynıdır. Bir yandan özgürleşme hissini fazlasıyla yaşayan ve ebeveynlerinin denetimlerine ılımlı bakmayan ergenler; bir yandan da çocuğuyla çatışmaktan kaçındığı için her türlü denetimden çekinen ebeveynler internet kullanımının bağımlılığa dönüşmesine zemin hazırlamaktadır. Ebeveynlerin bu noktada yaptığı hata ilkokul-ortaokul çağındaki çocuklarına uyguladıkları ekran denetimini ergen çocukları üzerinde uygulamamaları, ergenlik çağındaki çocuğa internet kullanımı alanındaki özgürlüğü fazlasıyla tanımalarıdır. Zira araştırmalar da göstermektedir ki ergenlerin internet bağımlısı olmaya daha fazla yatkınlıkları vardır ve öz denetim problemi, bağımsızlaşma isteği ve ebeveynlerin denetimsizliği gibi faktörlerin birleşimi ergenleri internet bağımlılığı konusunda en riskli yaş grubu haline getirmektedir.(2)

İnternet kullanımının bağımlılığa dönüşmesinde bilinen en yüksek risk faktörü, kişide diğer bir psikolojik bozukluk olmasıdır. Örneğin depresif semptomlar, kaygı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi tanıların internet bağımlılığıyla ilişkili olduğu bilinmektedir.2 Ayrıca fazla stres, internette vakit geçirilen içeriğin dijital oyunlar olması, çocuğun gelişiminde problem yaşanması, düşük okul performansı, çocukta özgüven düşüklüğünün olması, dürtüsellik ve hırçınlık da internet bağımlılığı adına riskli durumlardır.(3) 

Çocukta psikolojik bozukluk olmasının yanı sıra en etkili risk faktörü ebeveynle olan ilişkisidir. Ergen ve ebeveyn arasındaki ilişki, çocuktaki internet kullanımının bağımlılığa dönüşmesinde belirleyici etkenlerdendir. Dolayısı ile ebeveyn ilişkisi ve kontrolü aynı zamanda koruyucu faktör de olabilir. Aile ve arkadaşlık ilişkilerinde problem yaşayan ve sosyal destek almada sıkıntı çeken ergenlerin daha riskli grupta olduğu söylenebilir. Aşırı internet kullanımı ve kişilerarası ilişkilerin bozulması aslında birbirini etkileyen unsurlardır. Ekranda çok fazla vakit geçiren çocukta sözel becerilerin ve iletişim kurmada işlevselliğin düşmesi de ilişkilerin bozulmasını tetikler ve ilişkilerinde zarar gören çocuk internete daha fazla yönelmektedir. 

Yapılan araştırmalar, internet bağımlılığı tanısı alan ergenlerin internet bağımlılığı tanısı almayanlara göre aile ilişkilerinin çok daha bozuk-yıpranmış olduğunu göstermektedir.(1) İnternet bağımlısı ergenlerde aile içi problemler ve olumsuz ebeveyn yaklaşımları da çok sık görülür. Bu bağlamda düşünecek olursak, olumlu aile ilişkilerinin, destekleyici ebeveyn yaklaşımının ve sosyal ilişkilerin de çocukları her türlü bağımlılık çeşidinden koruduğunu belirtebiliriz. 

Belirtilen en büyük risk faktörlerinden diğeri ise ekran süresidir. Daha da fazlası, ekran başında geçirilen süre bir ergen için risk faktöründen çok bağımlılık adına belirleyici faktör de denebilir. Çocuğunuz ekran başında, internet başında ne kadar saat harcarsa internet bağımlısı olma ihtimali da o derece artıyor. Bu sebepten özellikle de ergenlerin boş vakitlerinin daha fazla olduğu hafta sonu tatillerinde ebeveynlerin saat konusunda plan ve ayarlama yapmaları, çocukları tamamen kontrolsüz bırakmamaları gerekmektedir. 

Ayrıca risk ve koruyucu faktör karşılaştırması yapacak olursak, maalesef ergenler üzerinde riskli durumların koruyucu durumlardan daha çok etkisinin olduğunu eklemeliyiz. Bu da şu anlama geliyor; riskli durumlardan kaçınmak internet bağımlılığından korunmak adına oluşturacağımız koruyucu durumlardan daha etkili olacaktır. Özetlemek gerekirse, internet bağımlılığında koruyucu ve riskli durumları bilmek ilerisi adına düzenleme yapılabilmesi açısından önemlidir. Yazımızda bahsettiğimiz risk faktörleri çocukta depresyon, kaygı, stres, dikkat eksikliği gibi herhangi bir psikolojik problem olması, akademik başarısının düşük olması, yetersiz aile desteği ve kontrolü, kalitesiz sosyal ilişkiler, ekran karşısında çok vakit geçirmek, internette girilen içeriklerin dijital oyunlar olması şeklinde sıralanabilir. Koruyucu faktörler ise olumlu aile ilişkileri, psikolojik sağlığın ve akademik başarının yerinde olması, internette kaliteli içerik takibi yapılması ve geçirilen ekran süresinin fazla olmaması gibi özelliklerdir.

Kaynakça

  1. Fumero, A., Marrero. R., Voltes, D., Penate, W. (2018). Personal and social factors involved in Internet addiction among adolescents: A meta-analysis. Computers in Human Behavior, 86, 388-400.
  2. Lin, M., Wu, J., You, J., Hu, W., Yen, C. (2018). Prevalence of internet addiction and its risk and protective factors in a representative sample of senior high school students in Taiwan. Journal of Adolescence, 62, 38-46.
  3. Lum, L. (2014). Risk Factors of Internet Addiction and the Health Effect of Internet Addiction on Adolescents: A Systematic Review of Longitudinal and Prospective Studies. Current Psychiatry Reports, 16(11).
  4. Xu, J., Shen, L., Yan, C., Hu, H., Yang, F., Wang, L., Kotha, S., Zhang, L., Liao, X., Zhang, J., Ouyang, F., Zhang, J. (2012). Personal characteristics related to the risk of adolescent internet addiction: a survey in Shanghai, China. BMC Public Health, 12.
Yazarımız Dilara Sürü Hakkında
İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2015 yılında mezun oldu. Ardından İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programında Yüksek Lisans yaptı. İbn Haldun Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını 2019 yılında bitirdi. Bu süreçte İbn Haldun Üniversitesi Psikoterapi ve Araştırma Merkezi'nde psikolog olarak çalışarak danışmanlık yaptı. Uzmanlık ve çalışma alanları; internet ve sosyal medya kullanımı, teknoloji bağımlılığı, yeni teknolojik düzenin aile içi ilişkilere ve psikolojimize olan etkileridir. Halen bu alanda seminerler vermeye, araştırma yapmaya devam etmektedir.
İlgili Yazılar