Çocuklarda Okul Öncesi Dönemde Sınır Koyma

Çocuklar için güven alanı nasıl oluşturulur?

Çocukların sağlıklı gelişimi için kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. Fiziki ve ruhsal sağlığı konusunda kendisini güvende hisseden çocuklar enerjilerini gelişmeleri için gerekli olan alanlara daha kolay yönlendirebilirler. Peki çocuklar için güven alanı nasıl oluşturulur?

Net olarak belirlenen sınırlar dünyayı çocuklar için daha bilinebilir kılar ve dünya üzerindeki kontrol hislerini arttırır. Kendilerinin neleri yapabileceklerini ve neleri yapamayacaklarını bilmeleri, özellikle okul öncesi dönemdeki çocukların çevreyi berrak şekilde algılamalarını sağlar. Aksi halde dünya bilinmezlikler ile dolu olarak deneyimlenir ve çocuğun enerjisi tehlike algısını aramaya, tehlikeden korunmaya harcanmış olur. Ebeveynlerinin çizdiği sınırlar dünya üzerindeki tehlikeler karşısında kendisinin korunduğunu ve kollandığını çocuğa hatırlatır. Sınırlar bu noktada bir çocuğun kendisini güvende hissedebilmesinin ve sağlıklı gelişebilmesinin temel taşlarındandır.

Çocuklar henüz beyin gelişimlerini tamamlamadıkları için haz odaklı düşünme, geleceği planlama, sebep sonuç ilişkisini kurma ve kendi isteklerini kontrol etme konusunda yetişkinler kadar yetkin değillerdir. Herhangi bir durum karşısında nasıl tepki vereceklerini ya da herhangi bir olay karşısında nasıl hissedeceklerini yeni yeni tecrübe etmektedirler. Çocuğun bu yeni deneyimleri sağlıklı olarak yaşamasına izin verildiğinde zihinsel becerileri de desteklenmiş olur. Sınırların ebeveynler tarafından çiziliyor olması çocuğa sebep sonuç ilişkisi kurmayı, kendi isteklerini kontrol etmeyi ve hazzı erteleyebilmeyi öğretir. Ebeveynlerin, çocuğun gündelik hayatında olabilecek durumları göz önünde bulundurarak sınırlar belirlemeleri çocuk için bu öğrenmeyi kolaylaştırır. Sınırların hiç olmadığı bir evde çocuklar, bu duruma karşı tolerans geliştiremez ve dış dünyada (okul ve sosyal hayat gibi) karşılaştıkları durumlarda dürtü, duygu kontrol yani oto-kontrol becerileri sergileyemezler.

Ebeveynlerin sınır koyarken dikkat etmesi gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

  1. Kurallar çocuğun gelişimsel yaşına uygun olarak düzenlenmelidir ve yaşı büyüdükçe çocuğun kurallar ile ilişikisi yeniden yapılandırılmalıdır.
  2. Seçilen kurallar çocuğa açıklanırken mutlaka kuralın nedenleri çocuğa belirtilmelidir. Koyulan sınırın nedenini anlatmak yaşı kaç olursa olsun o çocuğa saygı göstermek demektir. “Bunu yapmana izin veremem çünkü bu sağlığın için tehlikeli” gibi bir açıklama çocuğun kuralın sebebini duymasını kolaylaştırır. Çocuklar kendilerinin neden engellendiklerini duyduklarında ebeveynler ile iş birliğine girmeye daha açık olurlar.
  3. Kurallar açıklanırken cümlelerin net olması, ikircikli bir durum içermemesi gerekir. “Bu çikolata senin için zararlı, yemesen daha iyi olur.” gibi ikilemli durum içeren ya da “Bu çikolata senin için zararlı, yemesen olur mu?” gibi soru içeren cümleler çocuklar için sağlıklı sınırlar değildir. Ebeveynlerin durumun sorumluluğunu üstlenerek sınırı net bir şekilde çizmeleri önemlidir; “Bu çikolata senin için zararlı, yemene izin veremem.” Koyulan sınırın nereye çizildiğini bilmek çocuğun ‘güvenli sınırlar içinde olduğunu’ hatırlamasına yardımcı olur. Ebeveynler bu sınırlarda ne kadar tutarlı davranırlarsa çocuk için dünya o kadar güvenli ve anlaşılır bir hale gelir.
  4. Kurallar belirlenirken ebeveynler çocuklarının fiziksel ve ruhsal gelişimleri için tehlike yaratabilecek kriterler belirlememelidirler.
  5. Çocuğun fiziksel sağlığına zarar verecek olan ya da ruhsal sağlığını zedeleyebilecek durumlar ile ilgili olarak anne babaların hemfikir olması önemlidir. Ortak karar almak anne babanın onlar için sağlıklı olacak sınırı belirlemesini sağlar ve ebeveynler de bu sınırlar içinde kendilerini güvende hissederler. Ebeveynlerin sınır konusunda ortak dilde konuşuyor olmaları çocuklar açısından o sınırın daha net çizilmesi demektir. Böylece çocuk hem annesi hem de babası tarafından tehlikeli görülen herhangi bir durumda korunup kollandığından emin olur.

Son olarak sağlıklı sınırlar karşısında çocukların göstereceği sağlıklı tepkiler vardır. Ebeveynler tarafından herhangi bir konuda engelleniyor olmak bir çocuk için zorlayıcı olabilir, kendisini hayal kırıklığına uğramış, üzülmüş ve çaresiz hissedebilir. Bu engel karşısında öfke göstermesi, hayal kırıklığına uğraması, bu engele karşı direnmesi normal bir durumdur. Çocuğun sağlıklı sınırlara sağlıklı duygusal tepkiler sergilemesi gereklidir. Ebeveynlerin çocuğun duygularını kabul ederek, dinleyerek ve anlayarak yaklaşmaları çocukların sakinleşmelerine yardımcı olur. Yanlarında güvenebilecekleri yetişkinler varken hayal kırıklıkları ile karşılaşmak ve bununla baş edebilmeyi öğrenmek çocukları dış dünyaya hazırlar. Bir sınır karşısında hissettiği duyguların kabul edilmiş olması çocuğun sınırlar karşısında tolerans geliştirmesine yardımcı olur.

Kaynakça

  1. Daniel J. Siegel &Tina Payne Bryson, The Whole Brain Child, Delacorte Press,2011.
  2. Aletha Solter, Çocuk Yetiştirme Rehberi, Kuzey Yayınları, 2009
Yazarımız Börte Özdemir Hakkında
İstanbul Üniversitesi’ndeki Psikoloji lisansının ardından Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Profesyonel seviye Deneyimsel Oyun Terapistidir. Uzun yıllar travma alanında eğitimler almış ve saha çalışmalarına katılmıştır. Tavistock Bebek Gözlemi İstanbul grubunda iki yıl yer aldıktan sonra anne bebek bağı üzerine çalışmalarını genişletmiştir. Çocuklarda doğum travması dahil pek çok travma, davranış ve uyum problemleri; bebeklerde ise bağlanma problemleri üzerine uzmanlaşmıştır. Çeşitli kurumlarda çocuk ve ergenler ile klinik çalışmalarına devam etmekte, uzmanlara ve ebeveynlere yönelik eğitimler düzenlemektedir.
İlgili Yazılar